DOLAR
Alış: 43.28
Satış: 43.45
EURO
Alış: 51.41
Satış: 51.62
GBP
Alış: 59.16
Satış: 59.59
Manevi Bir Tuzak: Vesvesenin Tatlı Dili
Günlük hayatın koşuşturmacası içinde çoğumuz, içimizden gelen o fısıltıların kaynağını sorgulamadan yolumuza devam ederiz. Oysa modern insanın en büyük imtihanlarından biri; bağırarak değil, fısıldayarak gelen, ruhu yavaş yavaş kuşatan vesvesedir.
Sanılanın aksine şeytan, insana her zaman korku salarak yaklaşmaz. Hatta çoğu zaman hiç korkutmaz. “Şuraya bir uğra”, “Bunu bir kez dene”, “Biraz ara ver” der. Dost maskesi takar, tatlı bir dil kullanır. Çünkü bilir ki açık bir tehdidin fark edilme ihtimali yüksektir; ama yönlendirme çoğu zaman görünmezdir.
Şeytanın da bir stratejisi vardır. O, doğrudan “Kork!” demez; ama kurduğu planlarla insanı yavaş yavaş bir korku sarmalının içine çeker. İşte tam da bu noktada akletmek, yani olup biteni sorgulamak, bu ince oyunu bozmanın ilk adımıdır.
Dikkat edilirse, vesvese en çok ne zaman artar?
İnsan İslam’a yönelmeye başladığında…
Özüne dönmeye niyet ettiğinde…
Namaza, ahlaka, vicdana biraz daha yaklaştığında…
Tam o anlarda içsel fırtınalar başlar. Karanlık fısıltılar hemen devreye girer ve şu cümleler dolaşmaya başlar zihinde:
“Bak gördün mü? Dine yöneldin diye başına neler geldi.”
“Çok daldın bu işlere, çok benimsedin.”
“Şimdi de hastalıklar, sıkıntılar peşini bırakmıyor.”
Bu sözler masum değildir. Bu, doğrudan bir vazgeçirme taktiğidir. Kişiyi çıktığı doğru yoldan döndürmek için kurgulanmış bir “manevi iflas” senaryosudur. Sanki iman, insanı çökerten bir yükmüş gibi sunulur.
Peki bu vesveselere kulak veren insan gerçekten manen iflas eder mi?
Belki bir anda yıkılmaz; ama ciddi bir sarsıntı yaşayacağı kesindir. Ancak çoğu kişinin fark edemediği bir gerçek vardır: Bu zorluklar bir yıkım değil, çoğu zaman bir arınma sürecidir.
Eğer insan bu vesveselerle yüzleşir, onlara teslim olmazsa; iflas gibi görünen o dönem, aslında ruhun yeniden inşa edildiği bir eşik hâline gelir. Sabır, bilinç ve imanla geçilen her sınav, kişiyi daha sağlam bir zemine taşır.
Sonuç olarak şunu unutmamak gerekir:
İçinizdeki ses size “Geri dön” diyorsa, büyük ihtimalle doğru yoldasınızdır. Çünkü vesvese, yanlış yolda olanla değil; istikameti olanla uğraşır.
Vesvesenin tatlı diline kanmadan, aklı ve imanı süzgeç edinerek yürümeye devam etmek gerekir. Çünkü hakikat, fısıltılarla değil; sabırla ve idrakle anlaşılır.
Yazar Hakkında
Adı Soyadı: 🅰️HaberAjans (Haber Servisi)
Mesleği: Gazeteci
''Doğru Habercilikte Biz Her Yerdeyiz''
Benzer Yazılar
-
EĞİTİMİN RUHU: Bilgi mi, Vicdan mı?
-
Kibirin Gölgesinde Kaybolan Hayatlar: Anormalin Normalliği
-
İstanbul Konuştu: Vicdan Ayakta
-
Köklerinden Kopan Bir Nesil: Namazla Alay Etmek Kimin Zaferi?
-
Bir Soruşturma, Üç Büyük Soru: Fenerbahçe, Sporcular ve Taraftar
-
Altından Hormonlara: İnsan Vücudundaki Kusursuz Senfoni
-
Yemeğin Sırrı: Tencereden Kalbe Akan Ne Varsa
-
Bedduanın Göğe Yükselen Sesi ve Gafletin Bedeli
-
Uykudaki Hakikat: Rüyalar, Ruhun Sonsuzluk Yolculuğunun Sessiz Şahitleridir
-
SMA: Bedenin Yorulduğu Yerde Ruhun Ayağa Kalkması
-
“Aman Canım, Çocukluktur!” Demek: Zorbalığı Büyütmektir
-
Musallat: Zürriyetin Yükü ve Tövbenin Önemi